1_13.jpg

 

HUDDOSK - Tırmanışlar, Haberler
EZNEVİT-H4 GEÇİŞİ
Cuma, 26 Haziran 2009 20:40
 
 

EZNEVİT, KARASAY, KIZILKAYA, YILDIRIM TEPE, DKSK TEPE, SUNER TEPE, OKSAR TEPE, H4 GEÇİŞİ

   EKİP: M.Nalbant, Oral Uğur

   TARİH:1-2-3 Haziran 2009

  

Sarımemetlerden başladığımız tırmanış Kızılkaya'ya kadar hiçbir sıkıntı çıkartmadan devam etti. Öğle olmasından dolayı karın yumuşaması, tırmanışı keyifsiz hale getirince Kızılkaya zirvenin hemen altındaki kulede bivakladık. Sabah erken saatte tırmanışa tekrar başladık. Sert kar ve buz olması nedeniyle yaklaşık 60 metre iple ilerledik. DKSK Tepe'ye geçiş sırasında uzun bir yan geçiş olduğundan; aynı şekilde delikten sırtın diğer tarafına geçince tekrar uzun bir yan geçiş olduğunu varsaydığımızdan Yıldırım Tepe zirve yapıp zirvenin altında bivak kararı aldık. Burada dikkat edilmesi gereken; Yıldırım Tepe, DKSK geçişinin sırtın epey altından daha rahat yapılıyor olması. Delikten sırtın diğer yanına geçince bir miktar alçalıp, yan geçişle doğrudan DKSK sırtına bağlandık. Bundan sonra kolay yürüyüşle H4' e kadar ulaştık. Saat 11 olduğundan, karın yumuşaması sıkıntı vermeye başlayınca ve bulutlar toplanmaya başladığından, birkaç da gök gürlemesi duyunca üçüncü bir bivak yapmak istemeyerek Gürtepe-H4 çanağından iniş kararı alıp traversi sonlandırdık.

 

tırmanış fotoğrafları...

 

                             
 
Ropörtaj; Uğur Serindağ
Cuma, 19 Haziran 2009 18:49
Yazan: Cumhur Kılıç


C: Tırmanışların hakkında klüpteki birçok kişiden birşeyler duymuşuzdur. Öncelikle dağcılık hikayeni senden duyalım: Oldukça aktif tırmandığın bir dönem var, yılın büyük kısmını dağda geçirdiğin söyleniyor. Ne kadar bir süreden bahsediyoruz ? Dağda ne kadar kalıyordun?

U: İkinci, üçüncü senemden başlayarak bi 4-5 senelik bir periyot var öyle. Senenin minimum 150 günü kalıyorduk dağda. Değişiyordu tabi ama o zamanlar rehberlik turları filan da katarsak 150 günü buluyordu.

 

C: O dönemlerde özellikle birlikte tırmandığın birileri var mıydı ?

U: Var tabi, her dönemden partnerlerim oluyordu. Ama esas partnerler; Selo .. Tafa.. Tafa’nın dönem ve Selo diyelim. Yoksa diğer dönemlerden de tek tek insanlar çıkıyordu yani.

 

Devamını oku...
 
CIMBAR'da Yeni Rota (ORGANİK)
Pazar, 31 Mayıs 2009 00:38

Ekip:

Gökhan Şifan

Sinan Kahraman

 

19 Mayıs'ta yine işleri ayarlayıp 15'i akşamı rotayı Aladağlar'a cevirmiştik. Diğer ekibi(Barış Okçuoğlu, Şeyda Kocacık, Gizem Işık) Bozkaya'ya çıkmadan önceki son kampları olan Sokullu'ya bırakıp kontağı ODTU dağ evinde kapadım. Saat 10'a kadar uyuduktan sonra, 13'e kadar da kahvaltı sürünce artık uzun ve bilinmedik bir rotaya giremezdik ve "Müezzin" rotasına niyetlendik. Rotayı boltların yanından takozladık(ilk ip boyundan 3. bolta kadar 2-3 m. sağda kaldık).

 

17'sinde Cımbar'a girdik ve rota seçmek için kafalar yukarıda, suya da düşmemek için sıçrayarak ilk çatalı geçtik Küçük Cımbar'dan devam ettik. 2. çatalda kafamıza göre daha önce çıkmadığımız bir yüzey gördük ve inşallah Han rotasının bitimine bağlanıyordur diyerek ilk ip boyuna girdik. İp boylarıni(60 m.) neredeyse tam cıktık. Rotanın kilidi aşağıdan da görüldüğü gibi son ip boyu idi. Son ip boyu da neredeyse 20 m. boyunca devam eden (yarabbi şükürsüz) 6 derece gibi bir çatlaktı. Bu çatlakta bir sikke bırakmak zorumda kaldık ve rota da Han rotasının sonundaki düzlükte bitti.

 

Devamını oku...
 
Kapıdaki Barbarlar
Perşembe, 28 Mayıs 2009 08:40

 

(Bu metin, boltlama ve riskin kabul edilebilir hale gelmesi için nasıl manipüle edildiğine dair bir yazı olarak başladı. Orijinal başlık 'Kızgınız' dı. Sonra 'Yüksek Solo Sanatı' haline geldi. Son olarak da 'Alpin Stil Kardeşliği: Tırmanış Dini ve Cihad İçin Bir Neden' de karar kıldım. Rock&Ice, kapağında 'Kapıdaki Barbarlar' başlığıyla, içeride ise 'Twight’ın Tutkusu: Alpinizm Niçin Ölmeye Değer' başlığıyla bu yazıyı yayınladı.)

 

KAPIDAKİ BARBARLAR

 

Bir arkadaşımla ‘’Second Amendment’’i tartıştığımız bir sırada, alternatif bir bakış açısına hoşgörü gösterip gösteremeyeceğimi sorduğunda aldığı,  hayır cevabı, inancımın rasyonel değil de dini olduğunu öfkeyle söylemesine neden oldu. Ben de kısmen bunu kabul ettim. Bugün, tırmanış etiği konusunda bir mücahit olduğumu kabul ediyorum, ideallerime aşkla bağlıyım, başkaları bu ideallere saldırdığında da cihat çağrısında bulunuyorum.

 

Eskiden kesin kurallara niçin inandığımı, niçin önemli olduklarını anlatmak için çabalardım. Öğrendim ki etik tartışılırken, insanlar, dini bir inançtan farklı olmayacak şekilde bildikleri doğrular yüzünden, dinlemekten ziyade konuşmayı tercih ediyorlar.Dolayısıyla ben de sebeplerimi anlatmak yerine inancımı anlatmaya yoğunlaştım.

 

Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 4